top of page

Bosna Hersek, Saraybosna

  • Ecem Caliskan Sahin
  • 25 Haz
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Haz

Saraybosna Gezi Rehberi: 2 Günde Tarihi, Lezzeti ve Duyguyu Bir Arada Yaşadık


Saraybosna, hem Osmanlı'dan kalan izleri hem de yakın tarihin en acı savaşlarından birine tanıklık etmiş olması nedeniyle oldukça anlamlı bir destinasyondu.

2 gece 3 günlük kısa bir seyahat planladık. Süre kısa olsa da Saraybosna'nın ruhunu hissetmek ve Mostar'ı da görmek için fazlasıyla yeterli oldu.

Konaklama

Konaklama için Congress Center Hotel Hills'i tercih ettik.

Havalimanına oldukça yakın olması özellikle dönüş günü büyük kolaylık sağladı. Şehir merkezine araçla kısa sürede ulaşılabiliyor.


1. Gün: Saraybosna'nın Kalbinde

Şehre gelir gelmez ilk durağımız tabii ki meşhur Baščaršija (Başçarşı) oldu.

İlk işimiz ise Bosna'nın en meşhur lezzetlerinden biri olan börek yemekti. Bunun için tercihimiz Sač Burek oldu.

İncecik hamuru ve bol malzemesiyle gerçekten unutulmayacak bir lezzetti. Öyle ki dönüş günümüzde uçağa gitmeden önce son kez yine buraya uğrayıp börek yemeden şehirden ayrılmadık.

Başçarşı'nın taş sokaklarında yürürken dikkatimizi çeken en önemli detaylardan biri ise yerde bulunan kırmızı reçineyle doldurulmuş izler oldu.

İlk bakışta dekoratif gibi görünse de bunlar aslında Saraybosna Gülleri olarak biliniyor. Bosna Savaşı sırasında havan toplarının düştüğü ve insanların hayatını kaybettiği noktalar, bugün kırmızı renkle işaretlenmiş durumda. Şehri gezerken bu izleri gördüğünüzde Bosna'nın yakın tarihini çok daha derinden hissediyorsunuz.

Sonrasında Bosna'nın vazgeçilmezlerinden olan Bosna kahvesi molasını verdik. Sunumu, bakır cezvesi ve yanında gelen lokumuyla bizim alışık olduğumuz Türk kahvesinden biraz farklı bir lezzet.

Başçarşı'da gezerken uğradığımız bir diğer ilginç nokta ise Kuru Et Pazarı oldu. Dükkânlardan yayılan tütsülenmiş et kokuları ve tavandan sarkan onlarca kurutulmuş et, buraya oldukça farklı bir atmosfer katıyor.


Ardından Bosna'nın en önemli tarihi yapılarından biri olan Gazi Hüsrev Bey Camii'ni ziyaret ettik. Avlusu ve mimarisi gerçekten görülmeye değer.

Öğle yemeğinde tercihimiz ise Saraybosna'nın en meşhur köftecilerinden biri olan Ćevabdžinica Hodžić oldu.

Bosna'nın meşhur cevap köftesini sıcak somun ekmeği ve kaymakla birlikte mutlaka deneyin. Üzerine de trilçeyi unutmayın.


Başçarşı'da gezerken mutlaka dikkat etmeniz gereken bir başka nokta ise yerde yazan "Sarajevo Meeting of Cultures" (Kültürlerin Buluştuğu Nokta) yazısı.

İlk bakışta sadece fotoğraf çekilen bir alan gibi görünse de aslında çok güçlü bir anlam taşıyor. Bu çizginin bir tarafı Osmanlı dönemini, diğer tarafı ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun etkisini simgeliyor. Birkaç adım atarak adeta Doğu'dan Batı'ya geçmiş oluyorsunuz.

Saraybosna'yı diğer Avrupa şehirlerinden ayıran en önemli özellik de tam olarak bu. Aynı sokakta bir yanda cami ezanını duyarken diğer tarafta kilise çanları çalabiliyor; Osmanlı çarşısından çıkıp birkaç adım sonra kendinizi Avrupai mimarinin içinde bulabiliyorsunuz. Bu yüzden Saraybosna'ya sadece bir şehir değil, farklı kültürlerin yüzyıllardır bir arada yaşadığı bir buluşma noktası demek çok daha doğru olur.


Başçarşı'dan şehir merkezine doğru yürürken bir diğer önemli durak ise Vječna Vatra (Ebedi Ateş) anıtı.

1946 yılında, II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybedenler anısına yakılan bu ateş, yıllardır hiç sönmeden yanmaya devam ediyor. Bosna Savaşı sırasında kısa bir süre söndüğü dönemler olsa da savaşın ardından yeniden yakılarak anıtın simgesel anlamı korunmuş.

Saraybosna'nın tarihine baktığınızda, farklı dönemlerde yaşanan acıları ve verilen mücadeleyi bu şehirde her adımda hissediyorsunuz. Ebedi Ateş de bunun en güçlü sembollerinden biri.


Günün devamında Polazna Stanica Žičare'den teleferiğe binerek Trebević Dağı'na çıktık.

Yukarıdan Saraybosna manzarasını izlemek gerçekten etkileyiciydi. Bir yanda yemyeşil doğa, diğer yanda savaşın izlerini hâlâ taşıyan şehir..

Akşam yemeği için ise manzarasıyla öne çıkan Park Prinčeva'yı tercih ettik.





















Gazi Hüsrev Bey Camii
Gazi Hüsrev Bey Camii
"Sarajevo Meeting of Cultures" (Kültürlerin Buluştuğu Nokta) 
"Sarajevo Meeting of Cultures" (Kültürlerin Buluştuğu Nokta) 

Saraybosna Gülleri
Saraybosna Gülleri
















Vječna Vatra (Ebedi Ateş)
Vječna Vatra (Ebedi Ateş)
Kuru Et Pazarı
Kuru Et Pazarı
Ćevabdžinica Hodžić
Ćevabdžinica Hodžić






















Polazna Stanica Žičare
Polazna Stanica Žičare
Polazna Stanica Žičare
Polazna Stanica Žičare


















Park Prinčeva'
Park Prinčeva'

2. Gün: Mostar ve Blagaj

İkinci günümüzü Mostar'a ayırdık.

Yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından ilk kez televizyonlarda gördüğümüz o meşhur Mostar Köprüsü ile karşılaşmak gerçekten çok farklı bir histi.

Taş sokakları, nehir manzarası ve tarihi dokusuyla Mostar kesinlikle Bosna seyahatinin olmazsa olmazı.

Öğle yemeğinde tercihimiz Urban Grill oldu. Köprüye oldukça yakın konumu ve lezzetli yemekleriyle memnun kaldık.

Mostar dönüşünde küçük ama çok keyifli bir mola verdik.

Şarap üretimiyle ünlü bölgelerden birinde bulunan Vinski Restoran "Romanca"'da şarap tadımına katıldık. Yerel şarapları denemek ve üretim hakkında bilgi almak oldukça güzel bir deneyimdi.

Daha sonra rotamızı Blagaj Tekkesi (Tekija Blagaj)'ne çevirdik.

Kayaların dibinden çıkan Buna Nehri'nin hemen kenarında bulunan bu tarihi tekke, Bosna'nın en huzurlu noktalarından biri olabilir. Doğayla tarihin bu kadar güzel birleştiği yerleri görmek gerçekten etkileyiciydi.

Akşam yemeğimizi ise nehir kenarında yer alan Zdrava Voda restoranında yedik.




Mostar
Mostar
Mostar
Mostar




















Mostar
Mostar

Mostar
Mostar

Vinski Restoran "Romanca"
Vinski Restoran "Romanca"
Mostar
Mostar
Mostar
Mostar

Zdrava Voda
Zdrava Voda
Blagaj Tekkesi (Tekija Blagaj)
Blagaj Tekkesi (Tekija Blagaj)



3. Gün: Bosna'nın Yakın Tarihine Yolculuk

Dönüş günümüzü Bosna'nın yakın tarihini daha iyi anlayabilmek için değerlendirdik.

İlk durağımız Umut Tüneli (Tünel Müzesi) oldu.

Bosna Savaşı sırasında Saraybosna'nın dış dünyayla tek bağlantısını sağlayan bu tüneli görmek, savaşın şehir üzerindeki etkisini anlamak açısından oldukça önemliydi.

Ardından Bosna'nın ilk Cumhurbaşkanı olan Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in kabrini ziyaret ettik.


Ve artık dönüş vakti...

Ancak Saraybosna'dan ayrılmadan önce son bir işimiz vardı.

Kendimizi tekrar Başçarşı'da bulduk ve ilk gün olduğu gibi yine Sač Burek'e giderek son böreklerimizi yedik :)


Umut Tüneli (Tünel Müzesi) 
Umut Tüneli (Tünel Müzesi) 
Umut Tüneli (Tünel Müzesi) 
Umut Tüneli (Tünel Müzesi) 


















Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in kabri
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in kabri
Baščaršija (Başçarşı)
Baščaršija (Başçarşı)


Sač Burek
Sač Burek
Sač Burek
Sač Burek


Sač Burek
Sač Burek





















Genel Değerlendirme

Saraybosna sadece gezilecek bir şehir değil, aynı zamanda hissedilecek bir şehir.

Bir sokakta Osmanlı izlerini görürken birkaç adım sonra savaşın bıraktığı acıları hissedebiliyorsunuz.

Tarih, kültür, doğa ve mutfak bu kadar güçlü şekilde bir araya çok az yerde geliyor.


 
 
 

Yorumlar


Ekran görüntüsü 2026-06-25 084129.png

Hakkımızda

Biz 2022 yazında dünya evine girmiş ve o günden beri gezen, gezmeyi, yeni yerler görmeyi,  yemek yapmayı, yaptıklarımızı paylaşmayı seven bir çiftiz. 

 

Devamı..

 

  • Instagram

Instagram

bottom of page